İSA (AS) YERYÜZÜNE TEKRAR İNECEK Mİ?

Birçok sahih hadiste, İsa (as)'ın tekrar dünyamızı teşrif edeceği; kırk yıl yeryüzünde kalarak ve Peygamber Efendimizin(Hz.Muhammed'in) bağlısı olarak İslam'ı tebliğ edip dünyayı selamete kavuşturacağı; daha sonra vefat edeceği ve cenaze namazını Müslümanların kılacağı açıkça ifade edilmektedir: "İsa ölmedi; kıyamet gününden önce size dönecektir."
(Süyuti, C.Sağir, 2/225; Alusi, R.Meani, 2/179)/ (Ayrıca bkz: Buhari; Büyu': 102; Enbiya: 49/ Müslim; İman: 242-243/ Tirmizi; Fiten: 54/İbni Mace; Fiten: 33/ Ahmed b. Hanbel; 2-406,437).

Bazı ayetlerde de, İsa (as)'ın nüzulüne işaret edildiği beyan edilmiştir:
"O (İsa'nın tekrar gelmesi), kıyametin kopacağını gösterir bir ilim (işaret)tir"
(Zuhruf, 61).

"Andolsun, Kitab Ehlinden hiç kimse yoktur ki, ölümünden önce O'na (İsa'ya ) inanacak olmasın. Kıyamet günü de O (İsa) onların (inanmayanların) aleyhine şahit olacaktır"
(Nisa, 159).

Yine büyük müfessir Elmalılı H.Yazır, bu hususta şu izahatta bulunuyor:"Her peygamberin ruhani eceli, ümmetinin ecelidir. Ruhani ecelleri tamam olmuş nice peygamberler vardır ki, Kur'an'da anılmamışlardır. Al-i İmran 34. Ayeti gereğince ıstıfa (seçim) silsilesine dahil olan büyük peygamberlerin derece derece ruhani semada bekaları devam etmektedir ki, bunlar Âl-i İbrahim'dir. Âl-i İmran da bundandır. İsa'nın cesedi Allah'a yükselmiştir, fakat ruhu da alınmamıştır; yani ümmetinin eceli gelmemiş, İsrail oğullarının su-i kastı ve hilesiyle Hristiyanlık yok olmamış, o hile içinde yaşamış ve Musa'nın ruhunun beraberinde yaşamıştır. Bunun için o yok oldu sanılan, İsa'nın bir avuç tabileri, İsa pek az bir zaman içerisinde bu ruhtan faydalanarak Yahudilerin üstünde bir hayata erişmiş ve nihayet Muhammed aleyhisselamın gönderilmesiyle hepsi Muhammed'e ait ruhun emrine geçmiştir. Bundan sonra İsa da, bütün peygamberlerle beraber, Hz. Muhammed'in emrindedir. Bir gün gelecek, Muhammed Ümmeti'nin daraldığı bir devinde Allah'ın bir garib kelimesi olan İsa'nın ruhu ortaya çıkacaktır; Muhammed'e ait ruhun emrinde hizmet edecek, fakat kıyametten önce vefat edecektir. İşte bu halin, yalnız İsa'ya özellikle açıklanması, İsa'nın hüviyetinin soyut bir garib kelime olması, yani ölüleri diriltme gibi en çok inkar edilen bir harika olaya nail olmasındandır. Bu mazhariyet (şeref) peygamberlerin hepsinde ve hele Muhammedi hakikatte de mevcut ise de, o aynı zamanda maruftur, bilinen bir hakikattir. Tamam hakikate uygun olarak harika ile sünneti toplamıştır. İsa, Adem gibi tekamülün başlangıcı olan bir şaz (kural dışı); Muhammed (sav), tekamülün gayesi olan bir hakikattir. Bunun için Muhammed'e ait ruh, Allah'ın izniyle, ölüleri diriltme mucizesinde İsa'nın ruhunu kullanır. Ölüleri diriltmek, İsa'da soyut bir mucize, Muhammed'de bir kanundur. Muhammed'e ait ruhun seçiminde, İsa'nın ruhunun da birbirini takip etmesi vardır. Her harika, ilk nail oluşa nisbet olunur. Muhammed'e ait olan harika, onunla beraber olan diğer peygamberlerden gelen harika silsilelerine eklenen olgun özelliktedir. "Allah onlardan bir kısmının derecelerini yükseltmiştir
(Bakara, 253)" (Hak Dini Kur'an Dili, c.2, s.373).

İsa (as)'ın tekrar gelecek olması - bazılarının iddia ettiği gibi- Hatemü'l-Enbiya, Resul-i Sekaleyn, Sahibü'l-Mi'rac, cihanşumül-ebedi mu'cize Kur'an'ın mübelliği Hz. Muhammed Mustafa (sav)'in büyüklüğüne zerre kadar zarar vermediği gibi, bilakis O'nu yüceltir. Çünkü İsa(as) da nihayet O Son Peygamber'in ve O'nun getirdiği dinin tebliğcisi olacaktır. İsa (as)'ın, hurafelerden ve saptırmalardan uzak kalınarak, Kur'an'da ve Hz.Muhammed'in hadislerinde anlatıldığı gerçeğiyle anlaşılması, fıtrat ve tevhid dini İslam'ın anlaşılmasına ve insanlığın gerçek kurtuluşuna vesile olacaktır. "Ey Ehl-i Kitab(yahudi ve hristiyanlar)! Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze geliniz: Allah'tan başkasına tapmayalım; O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilahlaştırmasın..." (Âl-i İmran,64)